2006 Yılı Marka Ödülü TESKOMB' un


Resmi Büyük Görmek için Üzerine Tıklayınız

Esnaf ve sanatkar dünyasının marka ismi: TESKOMB

TESKOMB marka ödülü aldı

Esnaf ve sanatkarın sesi TESKOMB’a, Türk Patent Enstitüsü tarafından marka ödülü verildi. Başarılı ve özverili çalışmaları ile TESKOMB adını bir marka haline getiren TESKOMB Genel Başkanı A. Kadir Akgül, ödülü Başbakan Erdoğan’ın elinden aldı.

Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından patent, marka ve tasarım alanlarında verilen 'Türk Patent Ödülleri' sahiplerini buldu. ‘Sinai Mülkiyette 135. Yıl’ etkinlikleri çerçevesinde marka, patent ve tasarım alanında Türkiye'nin en iyilerine ödül verildi. Türk Patent Enstitüsü Konferans Salonunda yapılan törende, ödül sahipleri ödüllerini Başbakan Erdoğan’ın elinden aldı. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ve Dış Ticaret ve Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in de katıldığı gecede siyaset, ekonomi ve bilim dünyasından çok sayıda isim de yer aldı.

Törende Türkiye’nin en güçlü sivil toplum kuruluşları arasında yer alan TESKOMB’a marka ödülleri dalında ödül verildi. TESKOMB Genel Başkanı A. Kadir Akgül ödülü başbakan Erdoğan’ın elinden aldı.


Resmi Büyük Görmek için Üzerine Tıklayınız

Erdoğan: “Üreten beyinler çağımızın altın madenleridir”

Törende bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni başarıların ortaya çıkması için teşvike ihtiyaç olduğunun altını çizerek, “Yaşadığımız çağda teknolojide yaşanan hızlı değişimler yeniliklerin ödüllendirilmesini daha da önemli hale getirmiştir” dedi.

Türkiye’nin gelecek için en önemli iddialarından birinin üretim ve kalite konusunda olduğunu söyleyen ve “Üreten beyinler çağımızın adeta altın madenleridir bütün mesele bu madenleri ortaya çıkararak işlemek, ekonomik bir değere dönüştürmektir”diyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti. “Bu akşam burada altın kıymetinde beyinler görüyorum. Her biri bacasız, dumansız çalışan birer fabrika gibi kendi alanlarında ürettikleri katma değerle Türkiye’yi zenginleştirmiştir. Küreselleşen dünyada sınai mülkiyet hakları uluslararası ilişkilerin de temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Bu alanda başta AB ülkeleri ile olmak üzere uluslararası işbirliği üzerinde de hassasiyetle duruyoruz. İçinde bulunduğumuz bilgi çağında ülkeler ürettiği bilgi ve geliştirdiği teknoloji ölçüsünde dünyada söz sahibi olabilmektedir. Bunun yolu da araştırma geliştirmeden geçiyor.”

Bilimi ve teknolojiyi güçlendirmeden Türkiye’nin aydınlık yarınlara taşınamayacağının altını çizen Erdoğan “ Sadece başkalarının ürettiği bilgiyle, geliştirdiği bilim ve teknoloji ile güçlü bir ülke müreffeh bir bilgi toplumu olamayız. Olsa olsa bilgi tüketicisi bir toplum halinde geleceğe yürürüz. Onun için biz iş başına gelirken dedik ki, kendi araştırmacımıza yeterince kaynak ayırmalıyız. Yoksa başkalarına bağlı kalmaya mahkûm oluruz. Bu nedenle hükümet olarak AR-GE çalışmalarını destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz”dedi.

 

“Sanayici ve iş adamlarımız kendi markaları ile dünyanın dört bir yanında tanınıyor”

Hükümet olarak araştırma programına Cumhuriyet tarihinin en büyük kaynağını ayırdıklarını söyleyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Biz gelene kadar böyle bir anlayış zaten temayül etmemişti. Adeta yoktu. 2005 yılı fiyatlarıyla 2002 yılında araştırma alanına ayrılan toplam kamusal destek sadece 277 milyon YTL’dir. Son 4 yılda ise araştırma projelerine ayırdığımız kaynak 2006 yılı itibariyle 1 milyar 281 milyon YTL’ye ulaştı. Biz hükümet olarak patent, marka, tasarım gibi sinai mülkiyet haklarına da özel önem veriyoruz. Artık bu alanda ülkemizde bu potansiyeli harekete geçirmiş bulunuyoruz.


Bu yıl 70 bin marka başvurusuyla Avrupa’da ilk üç ülke arasında yer almamız bekleniyor. Sanayici ve iş adamlarımız başkaları için fason çalışmak yerine kendi markaları ile dünyanın dört bir yanında tanınıyor. Patent başvurularında yıllık yüzde 50 oranında artışlar görüyoruz. Artık öz güvenimizi kazanmış durumdayız. Bunun için hukuki ve idari altyapıyı büyük ölçüde tamamladık. Böylece Türk Patent Enstitüsü kısa zamanda dünyada sınai mülkiyet alanında öne çıkan ve model olarak gösterilen bir kurum haline geldi. 2005 yılında patent araştırma ve incelemesi ülkemizde ilk defa Türk Patent Enstitüsü bünyesinde yapılmaya başlandı. Bu sayede başvuru sahipleri hem daha ucuz hem de daha hızlı hizmet alabiliyor. Sınai mülkiyet alanında tanıtım ve bilinçlendirme çalışmalarına da ağırlık veriyoruz. Son 4 yıldır artık daha önce gündeme gelmeyen marka ve patent gibi sınai mülkiyet hakları şimdi sürekli konuşuluyor. Bunlar küresel rekabet açısından son derece önemli.”

 

“Üreten beyinleri baştacı etmeye devam edeceğiz”

Sanayimizin araştırmaya yeniliğe kaliteye rekabete yönelmesi gerektiğinin altını önemli çizen Başbakan Erdoğan, “21. yüzyılda varolabilmenin öncü olabilmeni yolu buradan geçiyor. Ulusal yenilik stratejimizin en önemli ayaklarından biri de budur. Bu aşamada sanayimizin özellikle KOBİ’lerimizin yenilik üretebilme kabiliyetini artırması gerekiyor” dedi. Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya ile rekabet edebilen bir Türkiye için sınai mülkiyet alanında yapılan çalışmalara devam edeceğiz. İmken ve kaynaklarımızı en iyi, en verimli şekilde kullanarak siz değerli marka, patent ve tasarım sahipleri ile birlikte ülkemizi çok daha ileri bir noktaya taşımakta karalıyız. Üreten beyinleri baştacı etmeye devam edeceğiz. İstiyoruz ki altın gibi beyinlerimiz daha çok ışıldasın, daha verimli üretsin. Türkiye’yi ileri dünya memleketleri arasına yükseltecek bir şey varsa o da budur.”

Coşkun: “Sınai mülkiyet alanında büyük adımlar attık”

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ise Türkiye’nin sınai mülkiyet alanında geçmişten gelen sorunları hızla çözdüğünü ve Avrupa Birliği normlarına uyum sağlama yolunda büyük adımlar attığını söyledi. Coşkun, “Bütün bu çabaların tek amacı Türkiye’de sanayicinin, yatırımcının ve üreticinin önünü açmak, teknik gelişmeyi teşvik etmek, üretken ve dinamik bir yapı oluşturmaktır. Nitekim bu çabalar meyvelerini vermeye başlamıştır. Bugün Türkiye sınai haklar konusunda dünyanın önde gelen isimleri arasında yer almaktadır” dedi.

Konuşmasında sınai ve mülkiyet haklarını geliştirilmesinin ve yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Bakan Coşkun, patent başvurularında son yıllarda yüzde 50’nin üstünde artışlar yaşandığını kaydetti. Coşkun sözlerini şöyle tamamladı: “Sınai mülkiyet haklarının 135. yılının kutlandığı bu yıl ülkemizde sınai mülkiyet bilincinin daha da yaygınlaşması ve güçlendirilmesi, başvuru sayılarının artırılması çalışmalara başarıyla sürdürülmektedir. Marka ve tasarım başvurularında Türkiye artık Avrupa’da ilk 3 sırayı almış bulunmaktadır. Sonuç olarak sanayimiz ve ekonomimiz için son derece önemli bulduğumuz yenilikçi buluşların özgün marka ve tasarımların katmadeğer oluşturduğunu görmek son derece sevindiricidir.”

 
Resmi Büyük Görmek için Üzerine Tıklayınız